PAYLAŞ
2022173232

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
ESAS: 2013/588
KARAR: 2014/22

Taraflar arasındaki “imzaya itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin 1.İcra Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 06.10.2011 gün ve 2011/227 E- 2011/888 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 18.06.2012 gün ve 2012/5329 E.- 2012/20885 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; imzaya itiraz istemine ilişkindir.

Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmün yukarıda başlık bölümünde esas ve numarası belirtilen karar ile bozulması üzerine, mahkemece önceki gerekçeler ile direnilmiştir.

Mahkemece, kısa kararda davacının 01.12.1989-15.12.1989 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda, 01.l2.1989-30.8.1993 tarihleri arasındaki çalışmanın tespitine denilmek suretiyle direnilmiştir. Davacının eşya isteği hakkında kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 294/3.maddesi uyarınca kararın tefhimi her halde HMK 297/2.maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur”.

Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak Yargıtay yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Bu aykırılık kamu düzenine ilişkin olup diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur.Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının bozma sebebi olduğu ise, 10.04.1992 gün 1991/7-4 K. sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı gereğidir.

Bu nedenle mahkemece yapılacak iş, tefhim edilen kısa karara uygun gerekçeli karar ve buna uygun hüküm oluşturmak olup buna aykırı direnme kararı usul yönünden bozulmalıdır.

S O N U Ç : Direnme kararının yukarıda gösterilen nedenden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, aynı Kanun’un 440/III. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.01.2014 gününde, oybirliği ile karar verildi.

http://www.kararara.com

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK