Yargıtay 9. Hukuk Dairesi         2016/19780 E.  ,  2020/6835 K.

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı asıl işveren olan belediyenin temizlik işlerini alt işverenlik ilişkisi ile taşeron firmalara yaptırdığını, sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının tahsili için icra takibine geçtiğini ancak davalının itirazı nedeni ile takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, davacının işvereni olmadığını, davacının müvekkili belediyede çalışmayıp bir özlük dosyasının dahi bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı davalıya ait işyerinde çalıştığı süre içerisinde değişik taşeron nezdinde kesintisiz olarak çalışmış olup, davacı talepleri taşeron firmalar olan alt işverenden isteyebileceği gibi hizmet alım işlerini ihale eden ve asıl işveren olan belediyeden de isteyebileceğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacak şekilde iş akdinin sonlandırıldığının ispatı davalı işverene ait olup davalı bu hususu ispat edemediğini ve ücret ihtilaflı olduğundan likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava icra takibine yapılan itirazın iptali talepli olup itirazın iptali davasında hüküm ödeme emri ile doğrudan orantılıdır.
İcra takibinin devamı açısından takiple bağlantılı hüküm kurulmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının icra takibini ödeme emrinin ekinde sunduğu resmiyet arzetmeyen bir hesap tablosuna bağlı olarak düzenlendiği ödeme emri ile yapmıştır. Her ne kadar ödeme emrinde alacakların net mi/brüt mü olduğu açıklanmamışsa da davacının sunduğu hesap tablosunda bu miktarların net olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde de alacağın niteliği açıklamamış Mahkemece de bu husus açıklattırılmamıştır. Ancak yukarıda belirtildiği üzere talep edilen rakam nettir. Mahkemece net rakamlar üzerinden hüküm kurulmalı ve yine hükümde infazda tereddüte yol açmamak için alacağın net mi brüt mü olduğu açıkça belirtilmelidir.
3-Takibin devamına ilişkin hüküm oluştururken işleyecek faizin yıllık % 9 oranını geçemeyeceği hükümde belirtilmelidir.
4-İhbar tazminatı kıdem tazminatı gibi yasal temerrüt içeren bir talep değildir. İcra takibinden yada davadan önce temerrüt yok ise faiz icra takibi yada dava tarihinden başlar. Dosyada ihbar tazminatı yönünden özel bir temerrüt tarihi olmadığından ihbar tazminatına fesihten itibaren faiz işletilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

Kaynak: www.yargitay.gov.tr

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here