PAYLAŞ

Tüm Dünya’ yı ve ülkemizi ciddi şekilde etkileyen COVİD 19 (Corona virüsü) salgını Dünya Sağlık Örgütü tarafından PANDEMİ (salgın hastalık) ilan edilmiştir. COVİD 19’ un ve bu bağlamda bulaşıcı hastalığın mücbir sebep sayılması ve borçluyu borca aykırılık sebebiyle sözleşme sorumluluğundan kurtarabilmesi için, borçlunun edimini ifa etmesi gerekir. 11.Mart.2020 tarihinden bu yana ülkemizde Devlet Okulu ve Özel Okulların tamamında bulaşıcı hastalık (mücbir sebep) sebebiyle örgün eğitim verilememektedir. Bu da taraflar arasında imzalanmış Özel Okul Sözleşmesi ile üstlenilen örgün eğitimin gereği gibi ifa edilememesine neden olmuştur, olmaktadır. Tam iki tarafa borç yükleyen bu sözleşmelerde, sözleşme ile üstlendiği kendi edimini ifa etmeyen taraf (özel okul), diğerinden (öğrenci velisi) ediminin (ödemenin yapılması) ifasını isteyebilecek midir?

Özel Okullar hakkında 5580 Sayılı Özel Eğitim Kurumlar Kanunu ve 28239 sayılı MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği uygulanmaktadır. Özel Kanunlarda hüküm bulunmayan haller ve genel hükümler kısmında ise Borçlar Kanunu ilgili hükümleri ile tüketici mevzuatına tabidirler.  5580 Sayılı Özel Eğitim Kurumlar Kanunu ve 28239 sayılı MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde aşağıda açıkladığım üzere “mücbir sebep halleri” konusunda bir düzenleme yapılmamıştır.

5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu Tanımlar başlıklı 2. Maddesinde Özel Eğitim Kurumlarının tanımı yapılmıştır. Buna göre Özel Eğitim Kurumu;

Okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, özel eğitim kurslarını, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücü kurslarını, hizmet içi eğitim merkezlerini, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerini, sosyal etkinlik merkezlerini, mesleki eğitim merkezleri ile benzeri özel eğitim kurumlarını ifade edecektir.

O halde Borçlar Kanunu’ nun mücbir sebebin ifayı etkilemesine ilişkin hükümleri tüm bu kurumlar hakkında da uygulanacaktır.

28239 sayılı MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 55. Maddede “Ücretin Alınma Şekli”, 56. Maddede ise “Ücretlerin İadesi” düzenlenmiştir.

Ücretin Alınma Şekli başlıklı 55. Maddesinde; özel okul öncesi eğitim kurumlarında, ilköğretim, özel eğitim ve ortaöğretim okullarının bütün sınıflarında ve özel öğrenci etüt merkezlerinde yıllık olarak hesaplanacağı yazılıdır. (Aylık olarak ödeme yapılmadığı için peşin ödenen bedelin ilgili kısmının iadesi sorunu ortaya çıkmaktadır.)

Yönetmeliğin “Ücretlerin İadesi” başlıklı 56. Maddesinde ise ücretlerin iade edilebilmesi için;

  1. Okullarda, öğrencinin başka bir okula nakli.
  2. Sağlık Raporu alarak öğrenci ve kursiyerin sağlık sebebiyle kurumdan ayrılması,
  3. Kurumun kapanması,
  4. Dönemin açılamaması,
  5. Kurumun eğitim ve öğretim ortamının olumsuz yönde değiştiğinin il eğitim denetmenleri tarafından tespit edilmesi,
  6. Kursiyer veya öğrenci velisinin, öğrenci veya kursiyeri kurumda okutamayacak duruma düştüğünün resmi kurumlarca belgelendirilmesi halleri sayılmıştır.

Görüldüğü üzere Özel Okulların tabi olduğu ne Kanunda ne de Yönetmelikte, mücbir sebep halleri ve neticeleri hakkında hiçbir düzenleme yoktur. Bu sebeple mücbir sebep halleri, ifanın güçleşmesi ve/veya ifa imkânsızlığı hallerinde uygulanacak hükümler Borçlar Kanunu hükümleri ile taraflar arasında yapılan Özel Okul Sözleşmesinde varsa ilgili hükümlerdir.

ÖZEL OKUL İLE VELİ ARASINDA İMZALANAN SÖZLEŞME HÜKÜMLERİNDE MÜCBİR SEBEBE İLİŞKİN BİR HÜKMÜN OLUP OLMADIĞININ ÖNCELİKLE NETLEŞTİRİLMESİ GEREKİR. Zira Borçlar Hukukuna egemen ilke “ahde vefa ilkesidir.” Kanuna, ahlaka ve kanunun amir hükümlerine aykırı olmadıkça taraflar kendi serbest iradeleri ile sözleşme hükümlerini serbestçe belirleme hakkına sahiptir. Özel okul ile öğrenci velisi arasında imzalanan sözleşmede genelde;

 “ …. Eğitim ve öğretimi aksatacak nitelikte olağanüstü durum, sel, deprem, hastalık, elverişsiz hava şartları gibi sebeplerle mülki amirlerin ve il veya ilçe hıfzıssıhha kurulunun gerekli gördüğü durumlarda okullarda eğitim ve öğretime ara verilir. Belirtilen durumlara istinaden bir seferde 15 günden fazla süre ile eğitim- öğretime ara verilmesi hallerinde, ücret iadesi yapılmaz, alınan ücret bir sonraki ayın ücretine sayılır,” şeklinde hükümler yer alabilmektedir.

Eğer taraflar arasında imzalanan sözleşmede bu şekilde bir hüküm var ise öncelikle uygulanacak olan hüküm sözleşmede yazılı olan hükümdür. (Burada kast edilen eğitim ücretidir. Bu ücrete kullanılmayan servis, yenilmeyen yemek ücretleri ile kar edilen diğer giderler dahil değildir. O giderleri öğrenci velisinin iade hakkı saklıdır.) Sözleşmede böyle bir hüküm var ise sözleşmenin tarafı olan öğrenci velisi, yıllık eğitim ücretini peşin ödedi ise okulun bir sonraki aya mahsup etme talebini kabul etmeyecek ve iadesini talep edebilecektir. Ancak okul, CORONA dönemi sona erince MEB’ in belirttiği üzere Temmuz ayının sonuna kadar okulda eğitim öğretimin devam edeceğini ve bu örgün eğitim yapılmayan ay ücretini eğitimin devam edeceğini söylediği Temmuz ayına mahsup edeceğini de belirtip, iadeden kaçınabilir. SÖZLEŞMEDE bu şekilde hüküm olsa dahi öğrenci velisinin “çocuğunun kullanmadığı servis ücretini, yemek ücretini iade isteme hakkı vardır ve bu ücretlerin iadesi yapılmalıdır. Bunun yanı sıra Özel okulun kar ettiği fatura ve personel giderleri de hesaplanarak mahsuplaşma iadesinin yapılması gerekir.” Zira COVİD 19 salgını sözleşme ilişkilerinde bir taraf lehine fırsat olamaz, haksız zenginleşmeye yol açamaz.

TARAFLAR ARASINDA İMZALANAN SÖZLEŞMEDE MÜCBİR SEBEBE İLİŞKİN HÜKMÜN BULUNMAMASI HALİNDE;

Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, sözleşmeden ya da kanunda dolayı önceden ifa yükümlülüğü yoksa kendi edimini ifa etmeyen taraf, diğerinden ifasını talep edemez.[1] Böyle bir durumda borcunu yerine getirmesi istenilen borçlu, ödemezlik def’inde bulunabilir. Diğer bir ifadeyle “alacaklının kendi edimini ifa etmesini ve bu edim yerine getirilene kadar kendi edimini yerine getirmeyeceği” savunmasında bulunabilecektir. Ancak burada temel kıstas, eğitim ve eğitime bağlı hizmetlerden hangilerinin halen verildiğinin belirlenmesi önemlidir. Eğitim ücret iadesinin belirlenmesinde, her özel okulun sağladığı durum kendi içinde tartışılarak, hizmetin kesintiye uğrayıp uğramadığı şayet uğradı ise bu durum sebebiyle uğranılan maddi kaybın belirlenmesi, kaybın niteliğine göre de ücretin tümden veya kısmen iadesinin istenmesi gerekmektedir. Bu dönemde her özel okulun verdiği eğitim aynı olmadığından her durum kendi içerisinde değerlendirilmelidir.

Eğitim sistemini bir kısım özel okullar “uzaktan eğitim yöntemine geçirmiştir.” Bu özel okullar eğitim yükümlülüklerini sözleşmeye ve mevzuata uygun bir şekilde yerine getiriyor ise hizmetten yararlanan tüketiciler ancak hizmete bağlı olarak satın aldıkları diğer ek hizmetlerin iadesini (servis- yemek-yurt ücreti gibi) isteyebilecektir. Eğitim hizmetini uzaktan eğitim şeklinde sözleşme ve mevzuata uygun yerine getirdiği, öğrencinin de yatılı olarak bir özel okulda okuduğunu varsaydığımız durumda velisi olan tüketici ancak yurt ücreti, yemek ücreti tahsil edilmişse servis ücreti olmak üzere almadığı hizmetlere ait ücretlerin iadesini talep edecektir. Burada özel okul tarafından verilen uzaktan eğitimin tarafların arasında imzalanan sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olarak verilip verilmediğinin taraflar arasında takdirinde ihtilaf çıktığında bu ihtilafın mahkeme eliyle çözülmesi gerekecektir.

Uzaktan eğitim yoluyla eğitimin sürdürülmediği özel okullarda ise “eğitimin kesintiye başladığı tarih esas alınarak bu süre içerisindeki eğitim ücretinin ödenmemesi, ödendi ise özel okul tarafından iadesi gerekir.” Yine bu halde de kesintiye uğrayan döneme ait eğitim ücreti ile birlikte hizmet verilmeyen servis, yemek, yurt ücreti gibi diğer yan ödemelerin de iadesi gerekir.

 Uzaktan eğitim yoluyla eğitimin sürdürülmesi mümkün olmayan kreş, gündüz bakım ve oyunevi ile anaokulu seviyesinde verilen eğitimlere bağlı ücretlerin de eğitimin kesintiye başladığı tarih esas alınarak bu süre içerisindeki eğitim ücretinin ödenmemesi, ödendi ise özel okul tarafından iadesi gerekir.” Zira bu yaş grubunda yer alan çocuklara verilen eğitimlerin uzaktan eğitim şeklinde sürdürülmesi imkânı mümkün değildir. Yine bu yaş grubuna dâhil eğitim ücretleri yanında ayrıca ek olarak servis, yemek gibi ücretleri aylık ödeniyorsa ödenmemesi eğer ödenmişse okul tarafından iadesi gerekir.

Görüldüğü üzere eğitim ücretinin iade edilip edilmeyeceği belirlenirken öncelikle tespiti gereken husus özel okul tarafından verilen uzaktan eğitimin tarafların arasında imzalanan sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olarak verilip verilmediğidir. Bunun dışında özel okulun haksız kazanç sağladığı servis ücreti, yemek ücreti, ödenmiş ise yurt ücreti gibi yan ücretlerin iadesi noktasında ihtilaf yoktur. Bunun yanında özel okullar örgün eğitim verilmeyen dönem içinde “personellerini ücretsiz izne çıkarmakla bu ücretlerden kar etmiştir. Yakıt, elektrik, su, telefon, internet faturalarından ve diğer hizmetlerden kar sağlayacaktır.  Ancak eğitim ücretini belirlerken bu eğitim ücretine tüm bu giderler hesaplanarak tüketici olan öğrenci velisinden ödeme alınmıştır. O halde özel okul tüm bu giderlerden kazanç sağlamıştır. Bu durumda tüketici olan öğrenci velisi, özel okuldan “tasarruf edilen bu masrafların da indirilmesini ve mahsuplaşma ile kendisine iadesini talep edebilecektir.” Bu talebin dayanağı TBK md 77-82 sebepsiz zenginleşme hükümleridir.

GÜNDEME BAKACAK  OLURSAK;

Özel okulların para iadesi yapıp yapmayacaklarına ilişkin sorulara Milli Eğitim Bakanı tarafından net bir açıklama yapılmamış, “özel okulların corona virüs önlemleri kapsamında yapılamayan tüm derslerin yaz tatili bile olsa telafi edileceği ve bu telafinin çocukların yaz tatilinden istifadesini engellemeyeceği” belirtilmiştir. 

Özel Okullar Derneği tarafından yapılan açıklamalarda da “Haziran, Temmuz ayı sonuna kadar yüz yüze eğitimin yapılabileceği, şu an uzaktan da olsa eğitimin devam ettiği, virüs tehlikesi bittikten sonra alternatif eğitim programlarının hazırlanacağı, hem hafta içi hem de hafta sonunu içerir eğitim programlarının yapıldığı, telafi eğitimlerinin Temmuz sonuna kadar sürdürülebileceği, yemek ve servis ücretleri konusunda ise özel okulların kendi formüllerini uygulayacakları” belirtilmiştir.

Bu açıklamaların gösterdiği “eğitim ücret iadelerinin Özel Okulların gündeminde olmadığıdır.” Ancak iade edilmesi gerektiği açık olan eğitim kesintisinin yapıldığı döneme ait yemek, servis, yurt gibi yan ücretlerin tüketici veliye gecikmeksizin iadesi gerekir. Bunun dışında her ne kadar MEB ve Özel Okullar Derneği eğitim ücretlerinin iadesinin gerekeceği şeklinde bir açıklama yapılmamış olsa da; özel okul tarafından verilen uzaktan eğitim taraflar arasında imzalanan sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun değilse yahut uzaktan eğitim hiç verilmiyorsa ya da kreş, gündüz bakım ve oyun evi ile anaokulu gibi uzaktan eğitim yoluyla eğitimin sürdürülmesi mümkün olmayan okullar söz konusu ise eğitimin kesintiye uğradığı tarihten kesintinin sürdüğü tarihe kadar olan ücretin diğer yan ücretler ile birlikte (servis, yemek, yurt ücreti gibi) iadesinin yapılması gerekir. Aksi durumda corona virüs salgını bir taraf için haksız zenginleşme aracı yahut fırsatı[2] haline dönüşmüş olacaktır ki bu durum kanuna aykırı olacaktır.

Bu duruma da fırsat verilmemesi gerektiği kanısındayım. 17.4.2020

                                                                                   Av. Nevin YILDIRIM KARA

                                                                       İstanbul Barosu 


[1] Bulaşıcı Hastalığın Borç İlişkilerine Etkisi, Prof.Dr.Kılıçoğlu, Ahmet.sh.12.

[2] Bulaşıcı Hastalığın Borç İlişkilerine Etkisi, Prof.Dr.Kılıçoğlu, Ahmet.sh.12.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here